Posted by: mfelat | April 20, 2009

Ferrari yaşadığı krizden çıkabilecek mi?

2009 sezonuna yaklaşırken Ferrari cephesinde, son 10 yılın 8’in de takımlar şampiyonasını kazanmış olmalarının da verdiği güvenle iyimser bir hava hakimdi. 2008 yılında ki amansız mücadeleden dolayı yeni aracın tasarımı rakiplerine göre biraz gecikmişti ama buna rağmen Ferrari kendinden emindi. Kurallar baştan aşağı değişmiş olmasına rağmen otoriteler yine büyük bütçeli takımların şampiyonluk mücadelesi vereceğini ve takımlar arasındaki farkların açılacağını öngörüyordu. Ama beklenen olmadı, neredeyse 20 aracın bir saniye içinde sıralandığı ve yapılan ufak bir hatanın çok pahalıya mal olduğu amansız bir çekişme yaşanıyor.

Ferrari’nin yeni aracı F60 bütün rakiplerinden önce piste çıktığında çoğunluk sezon içi testlerde yasaklandığından araçla daha fazla test yapabilecekleri için avantajlı olacaklarını düşünüyordu. Oysa Red Bull, Adrian Newey’e daha fazla geliştirme zamanı tanıyabilmek için aracın tanıtımını ertelemeyi seçmişti. KERS’in gelişimi aşamasında zorluklar yaşamalarına rağmen Ferrari KERS’ li araçlarıyla kış testlerine başladı. Kış testlerinde her şey yolunda gidiyor, her iki pilotta aracın dengesinden oldukça memnun görünüyordu. Geleneksel olarak testlerde özel dereceler peşinde olmadıkları halde genelde sıralamanın üst basamaklarında yer alabiliyorlardı. Şartlar daha elverişli olduğu için Bahreyn’ de yaptıkları testlerde rakiplerine karşı kendilerini ilk kez deneme fırsatı bulmuş, karşılaştıkları tablo sonucunda oldukça ümitlenmişlerdi. Birkaç ufak dayanıklılık sorunu yaşamış ve bu sorunları kolaylıkla gerilerinde bırakmışlardı. Takımda ki hava o kadar olumluydu ki Jerez’de yağmurlu havada yapılan testlerde rakipleri yeni araçlarını yağmurda test etmekle meşgulken, piste çıkıp bir tur atmaya bile gerek duymadılar. En çok çekindikleri rakipleri McLaren sorunlarla boğuşuyordu. Testlerde rekabetçi görünen BMW ve Toyota’yla da başa çıkabiliyorlardı. Sezon artık başlayabilirdi. Barcelona’da yapılacak son testlerden sonra araçlar ilk durakları olan Avustralya’ya gönül rahatlığıyla gönderilebilirdi.

Fakat Barselona’daki testlerde bütün hesaplar değişti. Büyük çabalar sonucunda son anda kurtarılan, ikinci bir şasisi henüz üretilemediği için iki pilotunun da aynı aracı paylaşmak durumunda kaldığı Brawn Gp’de katılmış ve tozu dumana katmıştı. Araç daha ilk kilometrelerini atıyor olmasına rağmen dolu depoyla herkesten tur başına en az bir saniye daha hızlıydı. İlk başlarda bu hıza kimse inanmak istemedi fakat zaman ilerledikçe herkes fabrikalarda ki geliştirme çalışmalarını gözden geçirmek zorunda kaldı. Testlerinin son gününde Ferrari üst yönetiminin piste yaptığı çıkarma olayın ciddiyetini gözler önüne seriyordu. Massa “Boş depoyla bile onları yakalayamazdık, çok hızlılar ama Brawn GP’yi saymazsak en hızlı araca biz sahibiz” şeklindeki açıklamalarıyla sezonun başlamasına çok az bir zaman kalmışken herkesi uyarıyordu.

İlk yarış Ferrari için tam bir felaketti. İki araçta dayanıklılık sorunları yaşamış yarışı tamamlayamamışlardı. Ferrari sergilediği bu kötü performansı pistin cadde pisti olmasına ve yarışın olaylı geçmesine bağladı. Aynı pistte geçen sene yapılan yarışta da benzer bir sonuç alındığından bu facia fazla önemsenmedi. Ferrari cephesi Malezya’da ön sıralarda rekabet edeceklerinden emindi. Öyle ya Malezya, Melbourne gibi bir cadde pisti değil yarış pistiydi ve aerodinamik açıdan iyi olan araçları ödüllendiriyordu. Cuma günü antrenman turları atıldıkça Ferrari’nin rekabetçi olduğu görüldü. Brawn beklenende daha yavaştı. Dolu depoyla atılan turlarda Ferrari pilotları onları yakından izleyen Red Bull pilotlarının önünde ilk iki sırayı aldılar. Hatta Button bile pazar günü mücadele edecekleri takım olarak Ferrari’yi işaret ediyordu. Herşey yolunda gidiyordu, ta ki sıralama turlarının ilk bölümünde Massa kendine çok güvendiği için ekstra bir tur daha atmayıp Q1’de eleninceye kadar. Raikkonen Q3’ye kalabilmişti ama ancak dokuzuncu olabilmişti. Ferrari’ler antrenmanlarda gösterdikleri performanslarına ve startta kullanabilecekleri KERS’e güvenerek piste çıktılar ama beklenen olmadı. Startta kalabalıktan dolayı KERS’in avantajını kullanamamış yavaş araçların arkasında kalmışlardı. Pist şartları da Cuma gününe nazaran değiştiğinden lastiklerinden tam verim alamıyor umulandan daha yavaş turlar atıyorlardı. Yağmurunda gelmesiyle takım Raikkonen’e kuru zeminde ıslak zemin lastikleri takarak kumar oynamayı seçti ve yağmurda beklenende dört tur sonra gelince Raikkonen puan alabilecek durumdayken puan alamadı. Massa’da arkalarda kaldığı için Ferrari sezonun ikinci yarışından da puansız ayrılmış oldu.

Yönetim olaya derhal el koydu ve sorumluları yeniden yapılandırma çerçevesinde fabrikada görevlendirdi. Takım yavaş yavaş geçen yıllardaki rekabetçi araca artık sahip olmadıklarını ve bu seneki şampiyonada ki rakiplerinin de birden fazla olduğunu fark etmeye başlıyordu. Brawn GP’nin aracının performansı görülene kadar farklı diffüzör tasarımına sahip diğer iki takım rakip takınlarca fazla önemsenmemiş, bu yeni tip diffüzörler üzerinde fazla çalışılmamıştı. Brawn GP’nin hızı netleştiktrn sonra bu yeni tip diffüzörlere sahip olmayan takımlar zor bir açmazın iiçinde buldular kendilerini; Diffüzörlerin yasaklanması ihtimali de olduğu için bu takımlar kaynaklarının yarısıyla bu diffüzör üzerinde çalışıyor, diğer yarısıyla da mevcut aracın gelişimi üzerinde çalışıyorlardı. Bu durum bu takımları her halükarda dezavantajda bırakan bir durumdu. Renault ve McLarn’in arka yapıları bu diffüzörleri kopyalamaya en uygun olanlardı, Ferrari’nin durumu bu takımlardan biraz daha zordu. En zor uyum sağlayabilecek takımlar ise BMW ve Red Bull takımlarıydı.

Üçüncü yarıştan önce Motor Sporları Konseyi bu diffüzörleri yasal ilan etti ve bu diffüzörleri kullanmayan yedi takımı bu diffüzörleri kopyalamaya mecbur etti. Renault ve McLaren hemen ilk yarışta kendi çözümlerini araca monte ederken Ferrari’nin önünde daha uzun bir yol olduğu anlaşılıyordu. Yeni diffüzörden verim alabilmek için taban, süspansiyon, motor kapağı, vites kutusu gibi parçaların yani nerdeyse aracın arka bölümünün tamamının değişmesi gerekiyordu. Çalışmalar çoktan başlamıştı ancak bu yeni parçaların araca monte edilmesi İspanya grand prix’sinden önce mümkün görünmüyordu. Yeni aracın hızlı olacağının garantisi de yoktu. Zira Ross Brawn defalarca araçlarının 15 aylık bir çalışmanın ürünü olduğunu ve hızlarının sadece da diffüzöre bağlanamayacağını belirtmişti.

Ferrari öndeki araçlarla farkı azaltabilmek adına Çin hafta sonuna bazı güncellemelerle geldi ancak Malezya’da yaşadıkları KERS sorununu çözemedikleri için bu yarışta KERS kullanmamaya karar verdiler. Araç tamamen KERS etrafında dizayn edildiğinden KERS takılı olmayan araçta hissedilir bir performans kaybı yaşanıyordu. Antrenmanlarda orta sıralarda rekabetten uzak göründüler. Sıralamalarda Raikkonen ile ilk ona girmelerine rağmen, Massa ile acak 13. olabilmişlerdi. Yarış yağmur altında yapıldı ve Massa elektrik sorunu nedeniyle yarış dışı kalana kadar podyuma çıkabilecek bir performans gösterdi. Aracında daha fazla yakıt olmasına rağmen en öndeki üç pilotla aynı tempoyu tutturabiliyordu. Sıralama turlarında ki verilere yakından baktığımızda Ferrai’nin yağmuru da hesaba katarak Massa’nın aracında yağmur ayarlarını biraz daha öne çıkarttığını görebiliyoruz. Sıralama turlarında pistte ölçülen en yüksek hız değerlerine baktığımızda RAIKKONEN’in aracı 306.7 km ile en hızlı ikinci araç olmuşken, MASSA’nın aracı 299.7 km ile en yavaş araç olabilmiş. Massa ilk bölümde attığı turlarla 13. sırada başladığı  yarışta 3. sıraya kadar tırmanarak podyuma çıkma adına oldukça avantajlı bir pozisyona gelmişken yarış dışı kaldı. Raikkonen ise yarış boyunca yol tutuş sorunları yaşayıp ancak 10. olabildi ve bu sonuçla Ferrari üstüste 3. kez yarışlardan puansız ayrılmış oldu. İşin daha traji komik tarafı ise üç yarışta da çok değerli puanlar alabilecek durumdayken dayanıklılık sorunları, sürücü veya yönetim hataları yüzünden bu fırsatları kaçırmış olmaları. Örneğin ilk yarışta Raikkonen Kubica’ nın hemen arkasında giderken spin atıp gerilere düşmüştü. Eğer bu olay yaşanmamış olsa Raikkonen ikinci olabilirdi, Malezya’da da kuru zeminde ıslak zemin lastiğine geçip kumar oynamasalardı 4. veya 5. olabilirlerdi. Son yarışta da Massa ile podyumda olmaları mümkündü.

Önümüzde ki hafta Bahreyn’de yapılacak yarışa Ferrari temelde aynı araçla katılacak ancak KERS’te yaşadıkları sorunları çözerek Bahreyn’de KERS’i kullanmayı umuyorlar. Amaç kuşkusuz iki araçlada yarışı bitirip puan alabilmek olacak ama Ferrari’nin Bahreyn’de daha rekabetçi olması bekleniyor. Hem sezon öncesi Bahreyn’de test yapmış olmaları hem olağan dışı olayların yaşanma ihtimalinin az olması hemde pist sıcaklığının daha yüksek olmasının beklenmesi Ferrari için pozitif olan şeyler. Fakat Ferrari için en büyük test Barselona’da yaşanacak. Takım patronu Dominicalli’nin de ifade ettiği gibi yeni aracın Barselona’da umulan performansı verememesi halinde Ferrari’nin bütün kaynalarını 2010 aracına yönelterek bu seneyi test amaçlı kullanması da ihtimal dahilinde. Bütün bu olumsuzluklara rağmen takımda ki motivasyon oldukça yüksek görünüyor. Hafta içinde Dominicalli’nin tüm çalışanlara gönderdiği email’de de takınüyelerinden istediği gibi takımda ki herkes bu durumu tersine çevirebilmek için iki katı efor sarfedecek. Unutmayalım ki her ne kadar eski kadrolar çoğunlukla değişmiş olsa da bu takım gösterdiği performansla 2000’li yıllara damgasını vurmuş bir takım ve durumu tersine çevirebilecek kapasiteye de sonuna kadar sahip.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Categories

%d bloggers like this: