Posted by: mfelat | February 8, 2010

2010 Test Sezonu sonunda Başladı

Uzun bir sessizlikten sonra geçtiğimiz hafta 2010 araçları motorlarını ilk kez çalıştırdıklarında bu senenin test sezonun da başlamış oldu. Her ne kadar testler geçen yıllarda ki kadar uzun sürmeyecek olsa da sezon başlamadan önceki testler her zaman çok özeldirler.

Takımlar bir önceki yılın ortalarında yeni dizaynları üzerinde çalışmaya başlarlar ve araçlar ilk testlere çıkana kadar iyi bir iş çıkartıp çıkartamadıklarını bilememenin heyecanı içindedirler. Ellerinde elbette kendi simülasyonları ve rüzgar tüneli sonuçları vardır ama diğer takımların nasıl araçlar tasarladıklarını bilemezler. O yüzden de testler başladığında takımlar büyük bir merakla araçlarını diğer araçlarla ve ellerindeki hesaplarıyla karşılaştırmaya başlarlar. Çünkü ne kadar iyi bir iş çıkardığınız ancak rakiplerinizin başarabildikleriyle ölçülebilir.

Bu sene maalesef  takımların araçlarını test edebilmeleri ve araçlarını yeni sezona hazırlayabilmeleri için sadece 15 günleri var. Bu nedenle her test günü takımlar için telafisi olmayacak kadar büyük önem taşıyor. Gerçi bu sene testler bu kadar önemli olmasına rağmen muhtemel favorilerinden Red Bull Takımı testlerin ilk haftasına katılmayıp bu süreyi araç tasarımında kullanmayı seçti. Araçların ulaştıkları dayanıklılık seviyesini düşündüğümüzde bu doğru bir tercihte olabilir.

İlk testler taraftarlar açısından da büyük önem taşır. Taraftarlar uzun bir süre ayrı kaldıkları Formula 1 araçlarının yeni hallerini ancak ilk testlerde görebilirler. Günümüzde internet ve sosyal medyanın bu kadar ilerlemesi de taraftarlarınn testleri ve yeni araç tanıtımlarını gerçek zamanlı takip etmelerine olanak tanıdı. Ferrari ve Mclaren yeni araçlarının tanıtımını canlı olarak yayınladı. Ferrari kendi yayınlarının 3 milyon kişi tarafından izlendiğini rapor etti. Ayrıca testleri gerçek zamanlı olarak tur dereceleri ve yorumlarıyla yayınlayan İspanyol ve Fransız siteleri bir günde bir buçuk milyona yakın hit aldılar. Bu gelişmenin ardından ikinci gün Autosport ve BBC gibi bazı büyük siteler de testleri canlı yorumlar ve anlık tur dereceleriyle birlikte vermeye başladılar. Twitter’ı da unutmamak lazım tabi. Testleri yerinde takip eden gazeteci ve fotoğrafçılar testleri canlı yorumlarla twitlediler. 10 yıl öncesine kadar taraftarların testlerde takımların neler yaptıklarını öğrenebilmek için o ayki dergileri alıp detaylı yorumları okumayı beklediklerini düşünürsek şu an geldiğimiz nokta inanılmaz.

Biraz da takımların ilk hafta performanslarına değinirsek, Ferrari üç günün her birinde de en iyi dereceleri yapmayı başardı. Ancak yakıt ikmalinin iptal edilmesinden sonra dolu depoyla boş depo arasında 4-6 saniye fark olabilecek olmasından dolayı bu sene testlere bakarak araç performanslarını yorumlamak çok daha güç. Genelde yorumlar Ferrari ve BMW Sauber’in az yakıtla test yaptığı yönünde ama bu gerçek mi acaba?

Ferrari ilk hafta daha çok yeni araçlarını F60 ile karşılaştırmak ve simülasyonlarda elde ettikleri değerleri doğrulamaya çalışmakla geçirdiği için dolu depoyla çok fazla sürüş gerçekleştirmedi. Üç gün boyunca dereceleri 1.11:5 ile 1.16 s arasında değişti ama üç gün boyunca da hızlı ve istikrarlı göründü. En fazla 18 turluk denemeler yaptılar ve bu denemeler sırasında da oldukça tutarlı dereceler atmayı başardılar. Alonso son gün 18 turluk denemesinde 1.13 lerden başlayıp 1.12’lere kadar düşüp son turunda da 1.11:9 yapmayı başardı. Maclaren ise genelde daha uzun sürüşler yapmayı seçti. Hamilton’ın 20 ve 26 turluk etkileyici denemeleri oldu. Hamilton en iyi derecesini 26 turluk denemesinin 4. turunda attı ve istikrarlı olarak 1.12’li dereceler yapmayı başardı. En düşük dereceleri ise 1.14’lerdeydi ki bu tam dolu depoyla tur atmamış olabilecekleri ihtimalini akıllara getiriyor.

Diğer taraftan Mercedes daha çok uzun turlu sürüşlere odaklandı. 2009 ön arka kanat ve diffüzörleriyle testlere katılan Mercedes takımı genelde uzun denemelerinde 1.15 ve 1.16’lı dereceler attılar. En iyi dereceleri 1.12:5’tu. Ross Brawn Ferrari’nin tek turda çok hızlı olduğunu, genel olarak da Ferrari ve Mclaren’den Hamilton’ın kendilerinden hızlı göründüğünü, sürüşle ilgili bazı sorunlar yaşadıklarını ve bunları Jerez testi öncesi çözebileceklerini belirtti. Williams ve Renault ise daha çok dolu depoyla tur atmayı denediler. Özellikle Kubica’nın Renault ile attığı 50 turluk bir serisi vardı ki bu oldukça etkileyiciydi. Testlerin en büyük sürprizi ise BMW Sauber’di diyebiliriz. Sauber üç gün boyunca da oldukça rekabetçi tur derecelerine imza attı ve bazı takımlardan övgüler de aldı. Ama bu derecelerin çoğu kısa denemeler sonucunda atıldı ve takım dolu depoyla test yapmadı. BMW takımı Sauber’e sattıktan sonra kısa vadede takım kurtulmuş oldu ama takımın kalıcı olabilmesi için sponsor bulması gerekiyor, takımın sponsor bulabilmek için az yakıtla tur atmış olabileceği söyleniyor.

Bu ay son bulacak testlerden sonra takımların nasıl sıralanacağıyla ilgili bir fikrimiz olabilir ama daha net bir resim görebilmek için Bahreyn’de ki yarışı beklemek gerekiyor. Önümüzde ki haftalarda Red Bull, Force India ve yeni takımların da katılımıyla daha yoğun testler bizi bekliyor.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Categories

%d bloggers like this: